Erdoğan Mitrani / Şalom Gazetesi – III.Richard

kumbaracı50’de Shakespeare’in  III. Richard’ı

 “Ben kendimi bir hain olarak kanıtlatmaya karalıyım  Ve günlerin bu boş zevklerinden nefret ediyorum”   

Kendisini “deforme ve bitmemiş bir şekilde kaba-saba olarak darp edilmiş” biri olarak tanımlayan, ülkeyi başarıyla idare eden kardeşi Kral IV. Edward’ı deli gibi kıskanan çirkin, kambur ve özürlü Richard, İngiltere tahtını ele geçirmek için her türlü entrika ve cinayete hazırdır. Önce krallık sırasında önde gelen kardeşi Glochester aleyhine komplolar kurarak onu Londra Kulesine hapsettirir, sonra da onu gizlice katlettirir. Arada babasını ve kocası Galler Prensi Westminster’i öldürtmüş olduğu Anne Nevile’i baştan çıkararak kendisiyle evlenmeye razı eder.

IV. Edward ölürken devleti ve ülkeyi koruyucu naip olarak onu bıraktığında, Richard tahta geçmek için son engelleri ortadan kaldırmak için, bir yandan yeğeni genç V. Edward’la küçük kardeşini korunaklı olacağına inandırarak Londra Kulesinde kalmalarını sağlar, diğer yandan kuzeni Buckingham’ın desteğiyle tahtın gerçek varisi olmak için kampanya başlatır. Yükselişine karşı olan Lord Hastings’i uydurma bir suçlamayla tutuklatarak idam ettirir. Edward’ın iki oğlunun gayrimeşru oldukları söylentilerinin yayılmasını sağlayarak Buckhingham’a prensleri katletme emri verir. Buckhingham tereddüt ettiğinde cinayeti Richard Tyrrel’e yaptırır. Garezini açığa vurup vermeyi vaad ettiği arazileri ona vermekten vazgeçince Buckingham Richard’ın aleyhine döner. Zamanla gittikçe paranoyası artmaya başlayan Richard halkın desteğini kaybeder ve idaresine karşı isyanlar çıkar. İlk isyan bastırılarak başındaki Buckhingham idam edilir. Richmond Dükü Henry’nin başlattığı ikinci isyan kıran kırana bir savaşa dönüşür ve son bir düelloda Richmond Dükü Kral Richard’ı öldürerek VII. Henry adı ile krallık tahtına çıkar…

Shakespeare’in kısaca ‘III. Richard’ diye anılan, ‘The Life and Death of King Richard III / Kral III. Richard’ın Yaşamı ve Ölümü’ adlı trajedisini Yiğit Sertdemir mevsim başından beri kumbaracı50’de yönetiyor.

Sertdemir de radikal bir karar vererek dramaturg Sinem Özlek’le birlikte, oyunu iyice kısaltarak ara vermeden oynanan 110 dakikaya indirgemiş. Kanımca, Londra Kulesi sahnelerini iyice azaltan, sondaki iki isyanı tek bir ayaklanmada toplayarak iyice soyutlayan bu yorum, olay örgüsünü arka plana çekerek, ‘her şeyi mubah gören omurgasızlığıyla eze çiğneye, kanırta kanırta en tepeye yükselen’ bu psikopat katili öne çıkarmakta ve iktidar hırsından inanç sahtekârlığına, kişisel çıkarcılıktan muktedir yalakalığına güç tutkusunun parlak bir eleştirisini yapmakta.

Candan Seda Balaban’ın kumbaracı50 mekânına cuk oturan sahne ve giysi tasarımı, Cem Yılmazer’in ışıkları,Burak Çöllü’nün müzikleri, Sanem Oğuz’un hareket düzeniyle, Burakhan YılmazCemre Gümeli, Ceren Sevinç,Deniz Gürzumar, Eren Demirbaş, Erkan Baylav, Feride Çetin, Tolga Bayraklı ve Yeşim Sarı’nın dört dörtlük toplu oyunculuğuyla yarı karanlıkta oynanan bu kapkaranlık öykü, Altıdan Sonra Tiyatro’nun son yıllardaki büyük prodüksiyonlarından biri.

Çok ustaca yönetilmiş olan oyun, Yunan tragedyalarındaki gibi, sözlerini Sinem Özlek’in Shakespearemetinlerinden oluşturduğu şarkıyı söyleyerek oyunu başlatan ve sonlandıran koro, cesetleri simgeleyen kum dolu torbalar, farklı ve çarpıcı finalde Richard’ın atlettiklerinin eliyle öldürülmesi gibi, birbirinden parlak buluşlarla dolu.

Ama asıl nefes kesici tarafı Yiğit Sertdemir’in canlandırdığı, oyun boyunca kendi zavallılığı ve kötücüllüğüyle dalga geçen Richard. Oyunculuk müthiş de, beden dili oyunculuktan bile etkileyici. Sahneye tekerlekli sandalyede, yarı felçli gelen Richard, giderek insanlıktan çıkım canavarlaştıkça bedensel olarak düzelip normalleşiyor. Başlayan düşüşüyle bedensel kusurları geri dönüyor ve ölüme, aynen oyuna başladığı gibi, eciş bücüş bir özürlü olarak gidiyor. Bu Richard, Yiğit Sertdemir’in milim aksamayan bedensel değişimlerini izlemek için bile bir kez daha izlenebilir.

Mevsimin olmazsa olmazlarından, çok başarılı bir yorum. Ekim ayı için sadece 23’ünde Baba Sahne turnesine yer var. Kasımda kumbaracı50’de.

Hepinize iyi seyirler dilerim.